Kara Kule: İhanet

İhanet, Stephen King’in ünlü serisi Kara Kule’den uyarlanan, senaryosu Peter David tarafından yazılıp, ilüstrasyonları ise Jae Lee ve Richard Isanove tarafından oluşturulan Kara Kule çizgi romanlarının 3. cildidir. Daha önce 1. ciltten kısaca bahsetmiştim. 2. cildi okumama rağmen ise pek değinmedim. Bunun nedeni ise hikayenin  gerektiğinden yavaş ilerliyor oluşuydu.

İlk ciltte Roland’ın anavatını  Gİllead’ın kralı ve Roland’ın babası Steven Deschain’in, Roland ve onun Ka-tet‘ine verilen bir görevle Hambry adındaki kasabaya  gidişini konu alıyordu. Görevleri ise ‘Herşeyi gören göz’ isimli bir ‘artifact’ı ele geçirmekti. Ka-tet burada ‘İyi Adam’ Farson’un adamları ile karşılaşıyor ve canını zor kurtarıyor ancak Roland’ın aşık olduğu Susan’ın öldürülmesini engelleyemiyordu. İkinci cilt ise Hambry’den Gillead’a dönüş yolculuğunu, Roland’ın bu artifact ile temasını ve göz sayesinde ‘Son Dünya’ denilen yere gidişini ve Farson’un patronu diyebileceğimiz Örümcek Kral ile karşılaşmasını konu alıyordu.

İhanet’te ise Roland ve arkadaşları görevlerini başarılı bir şekilde yerine getirmiş ve Gillead’a dönmüşlerdir. Çok fazla ipucu vermek istemiyorum ancak ilk iki ciltte oldukça yavaş ilerleyen hikaye üçüncü cilt olan İhanet’te artık yavaş yavaş rayına oturmaya ve belli bir ivme kazanmaya başlıyor. Kitap Gillead içerisinde dönen entrikaları ve birden fazla ihaneti konu alıyor. 4 cildi henüz okumamış olamama rağmen, 3. ciltte oluşagelen olaylar sonucunda kanın gövdeyi götüreceğini tahmin ediyorum. Okumaya devam et

Kara Kule: Silahşör’ün Doğuşu

70799

Eminim benim yaş civarımda olan (28) hemen herkesin ortaokul yıllarında, sınıfta ders dinlemek yerine Stephen King, Dean R. Koontz gibi yazarların kitaplarını dersliğin altında okuyan arkadaşlarınız olmuştur. İşte o arkadaş bendim. Orta 1 ve orta 2 boyunca birçok Stephen King romanını yedim yuttum. İlginçtir ki aynı yıllarda birçok farklı türden, birçok yazarın kitaplarını okumuş olsam bile diğerleri uçup giderken, King’in kitaplarının konuları hala aklımdadır. Ancak beni en çok etkileyen iki kitabı; türçeye Ruhlar Dükkan’ı olarak çevrilen Needful Things (gerekli şeyler hehe) ve Kara Kule olmuştur.

O dönemler Yüzüklerin Efendisi benim gibiler için bir mitostu. Uzak diyarlarda yazılmış, bizim toplumumuza yasaklanmış kutsal bir kitaptı. Varlığını duymuştuk ama ne gören ne de bilen vardı (Yıllar sonra kendi evimde annemin eski kitapları arasında 60’lı yıllarda basılmış LOTR kitapları bulunca acayip şaşırmıştım.). Hele ki Yerdeniz, Dragonflight, Amber Yıllıkları ya da Cthulhu gibi fantastik dünyalar ise benim gibiler için henüz varolmamıştı bile. Fantazi; o dönemlerde çoğunlukla Conan’dan ve Dünya Kitabevi gibi yabancı yayınlar satan yerlerde satılan ingilizce kitapların kapaklarından ibaretti.  Okumaya devam et