Siege #1

Marvel’ın aylardır reklamını yaptığı yeni dergisi Siege’in ilk sayısı bu hafta içi yayımlandı.  Siege birkaç sayı sürecek bir mini-seri ve Marvel evreninde politik bakımdan en güçlü konumda olan adamı Norman Osborn’un sonu olacak ve sanırım orijinal Avengers ekibinin tekrar birleşmesini sağlayacak. Norman, kaleminin kırıldığını daha ilk sayıdan amerika başkanına “he’s out of control” dedirterek bunu mühürlemiş oldu.

Asgard Marvel’ın emektar kahramanlarından Thor’un anavatanı. Benim çok da bilmediğim bazı olaylar yüzünden Asgard dünyaya inmek zorunda kalıyor. Thor’un yarı-üvey kötü kardeşi Loki de bunu “sanırım” Asgard’ın hakimiyeti falan gibi birşeyi ele geçirmek için kulllanmaya karar veriyor. Aslında Loki’nin amacını çok da bilmiyorum ama dünyayı, evreni falan yönetmektir herhalde diye tahmin ediyorum. Loki amacına ulaşmak için de Norman Osborn’u manipüle ediyor. Norman da kendisine bir süper-kahramanlar/kötüler ordusu kurarak Asgard’ı kuşatmaya alıyor.

Siege 1 seneye yakındır süren Dark Reign’in sonucu olacak. Ancak Dark Reign ile geçen bu senenin ardından Marvel evreninde yaşanan olaylara Siege’i de kapsayacak şekilde bir kuşbakışı yapınca, bana olay örgüsü yeterince oturmamış gibi geliyor. Yani Norman’ın Loki tarafından manipüle edilmesini çok kolay olarak değerlendiriyorum. Çünkü Norman’ın herhangi bir çıkarı yok gibi gözüküyor. Belki de atladığım/okumadığım birşey vardır. (Belki de günümüz modern amerikan tarzının bir alegorisidir basitçe. İşler sarpa sardığı zaman savaş aç!). Aslına bakacak olursanız Siege alt tarafı Marvel etiketi taşıyan main-stream bir çizgi roman. Dolayısıyla olay örgüsünden öte herkesin görmek istediği şey olan güzel kapışmalar Siege’i okuması zevkli bir yayına dönüştürebilir. Bu ilk sayıda henüz kuşatmanın ilk aşamasını ve ilk kapışmaları görüyoruz ancak tatmin edici düzeyde değil.

Internet üzerinde dolaşan bazı dedikodulara göre Siege’de Sentry’nin de olayı çözülecek. Sentry ile ilgili okuyucunun bilmediği, açık halde bırakılmış bir çok kapı var. Benim tahminim Siege’in Senry’nin sonu olacağı. Çünkü birçokları gibi Sentry konusunda ben de hemfikirim. Aslında güzel karakter ancak 3 derginin birinde deus ex machina olarak Sentry’i görmekteyiz. Gerçi bu reyting getiriyor demek oluyor. Dolayısıyla ölümü ya da yok olması ne kadar söz konusu olur bilmiyorum. Ama yine de bu ex machina olayı hakkaten bazılarına baygınlık verebilir. Bu kadar güce sahip bir karakterin yazarları da tembelliğe ittiğini düşünüyorum: “Sentry gelir, olayı çözer” gibi.

Siege’in ilk sayısı kötü de değil, iyi de değil. Ancak gelecek sayıları insan merak etmiyor da değil. Göreceğiz bakalım.

Dark Avengers #12

dark_avengers_12

Bu serinin 6. sayısından beri her sayıdan bahsediyorum heralde. Her sayıyı bir umutla okuyorum. Ne de olsa Dark Reign’in beşiği olması gereken bir dergi bu. Ancak bir türlü bazı sayıları vasata yaklaşan kötü bir seri çizgisinin üzerine çıkamadı. Bu ay Siege ve ona paralel olarak Fall of The Hulks’un başlamasıyla beraber Dark Avengers’da da birşeyler görebileceğimizi umuyordum ancak önceki sayılardan hiç de farklı olmayan bir sayı daha okumuş oldum. Bu sayıda Victoria’yı (Normon’un sağ kolu) molekülleri kontrol edebilen ve 11. sayıda bütün bir avengers ekibini moleküllerine ayırıp değişik biçimde tekrar birleştiren Molecule Man ile Avengers’ları geri getirmesi için yaptığı pazarlığı okuyoruz. Victoria güzel bir karakter aslında ve belki de ilk sayıdan beri baş rolde olmasa bile yine de Dark Avengers’ın gizli başkahramanı diyebileceğimiz bir karakter. Çünkü 12 sayı boyunca dişe dokunur vaziytte değişen tek şey Victoria’nın kendisi ve Normon’ın yanında yavaş yavaş liderlik basamaklarını tırmanışı. Bunun dışında Sentry yine coşuyor ve geçen sayıda “vay anasını molecule man sentry’i bile indirdi” diyenlere “beni öldürmeyen şey güçlendirir” diyerek cevap veriyor. Hala Marvel Evreninin en güçlü çocuğu yani. Çizimler ne iyi ne kötü, hikaye vasatın altında. Son sayfa ile beraber Siege’e yelken açıyoruz. Ayrıca 12. sayıda Sentry ölecek denmişti, balon çıktı.