Kara Kule: İhanet

İhanet, Stephen King’in ünlü serisi Kara Kule’den uyarlanan, senaryosu Peter David tarafından yazılıp, ilüstrasyonları ise Jae Lee ve Richard Isanove tarafından oluşturulan Kara Kule çizgi romanlarının 3. cildidir. Daha önce 1. ciltten kısaca bahsetmiştim. 2. cildi okumama rağmen ise pek değinmedim. Bunun nedeni ise hikayenin  gerektiğinden yavaş ilerliyor oluşuydu.

İlk ciltte Roland’ın anavatını  Gİllead’ın kralı ve Roland’ın babası Steven Deschain’in, Roland ve onun Ka-tet‘ine verilen bir görevle Hambry adındaki kasabaya  gidişini konu alıyordu. Görevleri ise ‘Herşeyi gören göz’ isimli bir ‘artifact’ı ele geçirmekti. Ka-tet burada ‘İyi Adam’ Farson’un adamları ile karşılaşıyor ve canını zor kurtarıyor ancak Roland’ın aşık olduğu Susan’ın öldürülmesini engelleyemiyordu. İkinci cilt ise Hambry’den Gillead’a dönüş yolculuğunu, Roland’ın bu artifact ile temasını ve göz sayesinde ‘Son Dünya’ denilen yere gidişini ve Farson’un patronu diyebileceğimiz Örümcek Kral ile karşılaşmasını konu alıyordu.

İhanet’te ise Roland ve arkadaşları görevlerini başarılı bir şekilde yerine getirmiş ve Gillead’a dönmüşlerdir. Çok fazla ipucu vermek istemiyorum ancak ilk iki ciltte oldukça yavaş ilerleyen hikaye üçüncü cilt olan İhanet’te artık yavaş yavaş rayına oturmaya ve belli bir ivme kazanmaya başlıyor. Kitap Gillead içerisinde dönen entrikaları ve birden fazla ihaneti konu alıyor. 4 cildi henüz okumamış olamama rağmen, 3. ciltte oluşagelen olaylar sonucunda kanın gövdeyi götüreceğini tahmin ediyorum. Okumaya devam et

Reklamlar

Alışveriş Listesi

Geçtiğimiz aylarda  çeşitli Türk ve Yabancı firmalar tarafından yayınlanan  çizgi romanlardan satın almayı istediklerimin listesidir:

  • Beasts of Burden: Animal Rites HC (Dark Horse): Bu aralar ciltli olarak satın almaya değer gördüğüm tek çizgi roman sanırım bu. Yıllar sonra bir arkadaşımın çocuğuna ya da yeğenime falan hediye olarak verebilirim. İyi yatırım.
  • Dingo TPB (Boom Studios): Henüz çıkmadı ama yarın öbür gün çıkıyor sanırım. 2010’un ilk yarısında okuduğum en eğlenceli çizgi romanlardan biriydi. İçinde tanrıçaların, cadıların,  bir kutunun, dev bir köpekle, bir tür rocknralla’nın olduğu modern amerika’nın çeşitli eyaletlerinde geçen fantastik bir öykü. Neil Gaiman’ın Amerikan Tanrıları’nı beğenmişseniz, bunu da beğenme ihtimaliniz var. Eskiden Blog başlığı; “Ava Giden Avlanır” yazısının altındaki köpek resmi Dingo’dan bir panelden kesilmişti.
  • Final Crisis TPB (Dc Comics): Bence Final Crisis aradan zaman geçtikçe tekrar tekrar okunabilecek bir macera. Rengarenk ve korkunç. Oldukça uçuk ama biraz dağınık. Ancak Hardcover versiyonu satın alınacak kadar da iyi değil. Fakat sof-cover’ı çıkmış. 300 küsür sayfa. 20 Dolar. Bir köşede bulunmasını isterim.
  • Irredeemable Vol:1 TPB (Boom Studios): 10$. Süperkahraman türü içerisinde bana en yenilikçi gelen çizgi roman bu. Bir ton olay oldukça minimalist bir tarzla anlatıyor. Fiyat süper. Almak istiyorum açıkcası.
  • Karakule: Eve Giden Yol (Altın Kitaplar): Anladığım kadarı ile ilk cilt olan ‘Silahşör’ün Doğuşu’nu satın alanlar ikiye ayrılıyor: 1. Kitap ‘Kara Kule’ olduğu için satın alanlar. 2. ‘kaliteli ve güzel gözüken bir çizgi roman’ olduğu için satın alanlar. Benim de dahil olduğum ilk grup eseri beğenmiş. 2. grubun bir kısmı ise öykünün kendisinden dolayı 1. grup kadar beğenmemiş. Bu çizgi romandaki ilüstrasyonların çok iyi olduğunu gösteriyor. İki grubun da ortak sıkıntısı ise çeviri.  Ben satın almaya devam edeceğim. Hatta, heyecanla bekliyorum.
  • Spider-Man: Öteki (1. Cilt), Siyaha Dönüş ve Son Bir Gün (Hoz Comics): Bu üçünü henüz satın alamadım.

Aşağıdakiler de “Gönül İsterdi ki…” kısmı. Görüp istediklerim ama muhtemelen önümdeki belirsiz zaman zarfı içerisinde satın alamayacaklarım:

  • Ölüm: Yaşamanın Ağır Bedeli (Baykuş Kitap): Neil Gaimann’ın benim kafamda yeri şu: Rastgele satın alacağım bir çizgi romandan/kitaptan %70 daha iyi çıkacaktır. Yaşamın Ağır Bedeli’ni de uzun süredir satın almak istiyorum ve ne zaman sahaflara/kitapçılara gitsem, bir elime alıp karıştırıyorum. Sayfa sayısına göre biraz tuzlu olduğu için de her seferinde geri bırakıyorum. Ama bir gün alıcaz kısmetse.
  • Daredevil: The Devil’s Hand TPB (Marvel): Andy Diggle ve Roberto’nun işlerini ne kadar beğendiğimden daha önce de bahsetmiştim. Genel olarak Daredevil’in Hand’in başına geçmesi anlatılıyor.
  • Batwoman: Elegy Deluxe Editin HC (Dc Comics): Bunu bir gün kitapçıda, çizgi roman dükkanında basılı halde görürsem küt diye satın alabilirim aslında. İlüstratör J.H. Williams III. panelleri kullanarak çok değişik kompozisyonlar oluşturmuş ve sanatı da oldukça etkileyici. Çoğu kompozisyon 2 sayfayı birden kaplıyor. Renklendirme gerçekten güzel.  Basılı hali hardcover versiyonu satın alınacak kadar etkileyici olabilir.  Sanat bir yana, hikaye de çok başarılı; sanki çok iyi yazılmış bir Batman hikayesini andırıyor fakat kahramanın Batman’e nazaran bambaşka bir orijini ve modern bir arka-planı var. Tabii yine de Bruce Wayne’e göz kırpıyor. Ve tabii ki  yarasa orda duruyor.
  • Blackest Night HC (Dc Comics): Kalın cilt. 30 dolar. Cıvcıvlı, rengarenk.  İlk listedikilerimin birçoğunu ve bir de bunu bu ay içerisinde satın alırsam eğer iki ay sonra elektriğim kesilebilir.
  • Batman & Robin: Batman vs. Robin Deluxe Edition (Dc Comics): Bu da sert kapak. 25 dolar. Doğalgaz da gidiyor..
  • Punisher Max: Kingpin Premier: Aslında yukarıdaki ikisine göre daha iyi olan  üçüncü sert kapak. Su da kesildi. Bu şehri terk ediyorum.

Kara Kule: Silahşör’ün Doğuşu

70799

Eminim benim yaş civarımda olan (28) hemen herkesin ortaokul yıllarında, sınıfta ders dinlemek yerine Stephen King, Dean R. Koontz gibi yazarların kitaplarını dersliğin altında okuyan arkadaşlarınız olmuştur. İşte o arkadaş bendim. Orta 1 ve orta 2 boyunca birçok Stephen King romanını yedim yuttum. İlginçtir ki aynı yıllarda birçok farklı türden, birçok yazarın kitaplarını okumuş olsam bile diğerleri uçup giderken, King’in kitaplarının konuları hala aklımdadır. Ancak beni en çok etkileyen iki kitabı; türçeye Ruhlar Dükkan’ı olarak çevrilen Needful Things (gerekli şeyler hehe) ve Kara Kule olmuştur.

O dönemler Yüzüklerin Efendisi benim gibiler için bir mitostu. Uzak diyarlarda yazılmış, bizim toplumumuza yasaklanmış kutsal bir kitaptı. Varlığını duymuştuk ama ne gören ne de bilen vardı (Yıllar sonra kendi evimde annemin eski kitapları arasında 60’lı yıllarda basılmış LOTR kitapları bulunca acayip şaşırmıştım.). Hele ki Yerdeniz, Dragonflight, Amber Yıllıkları ya da Cthulhu gibi fantastik dünyalar ise benim gibiler için henüz varolmamıştı bile. Fantazi; o dönemlerde çoğunlukla Conan’dan ve Dünya Kitabevi gibi yabancı yayınlar satan yerlerde satılan ingilizce kitapların kapaklarından ibaretti.  Okumaya devam et