Geçtiğimiz Hafta

Aslında birkaç aydan beri iki büyük yayınevi olan DC ve Marvel’ın süreklilikleri biraz ölü. Sanırım bunun nedeni iki evrenin de Siege ve Blackest Night gibi büyük olaylardan yeni kurtulmuş olmalarıydı. Yani iki firma da bir dinlenme sürecindeydi. Fakat yavaş yavaş bu dinlenme süreci artık fırtınadan önceki sessizlik moduna bürünmeye de başladı. Ancak yine de şu anki tempo bir süre daha devam edecek gibi.

Dolayısıyla bu hafta çok da verimli değildi.  Her zamanki gibi tek tük de olsa güzel fasiküller vardı ama hiçbiri de öyle çok aham şaham değildi..

Birkaç dikkat çekici çizgi roman vardı. Bunlardan ilki Secret Avenger s’n 2. sayısıydı. Açıkcası Avengers başlığı taşıyan dergilerden oldukça umutsuzdum. Hele bir de üzerinde Bendis yazıyorsa iyice uzak durmak gerektiğini düşünüyordum. Secret Avengers ekibinin kadrosu da (Steve Rogers aka Cap. America, Moon Knight, Valkyrie, Nova, Beast, Ant-Man, War Machine, Black Widow, Sharon Carter) aynı şekilde bana biraz saçma gözükmüştü. Nova, Valkyrie gibi ekip üyeleri Avengers’ın Black Ops. timi kapsamındaki bu grup için bence fazla gösterişliydi. Bir diğer üye olan Moonknight ise yine belli bir ciddiyet düzeyinde olması gereken bu grup için bana göre fazla “unstable”dı. Ancak yazar Ed Brubaker gibi bir isim olunca işin rengi de değişmiş ve ortaya okuması eğlenceli bir dergi çıkmış. Macera henüz başında ve –Nick Fury sağolsun- ortalık şimdiden oldukça karışmış durumda.

Green Lantern ise, 2 ileri 1 geri  şeklinde ilerlemeye devam ediyor. Batman ve Superman bir yana şu aralar son birkaç senedir DCU’nun lokomotif dergisinin bu olduğunu söylenebilir. Green Lantern  her zaman belli bir kalitenin üzerinde kalmayı başarıyor. Dex-Starr minnoşunun da ne olduğunu bu sayı sonundaki kısa ve acıklı öykü sayesinde öğrendik. Acaba yazar ya da çizer kedi sahibi mi? Çünkü kediyi güzel betimlemişler.

Ancak bu haftanın en başarılı dergisi (hiç yoktan benim okuduklarım arasında) bir one-shot olan Death of Dracula’ydı.Marvel evrenindeki vampirlerle ilgi ve alakam sıfırdır. Anne Rice’ın vampir serisini okuyarak büyüyen biri olarak vampir ve vampir konseptine oldukça doymuş durumdayım. O yüzden dönüp de hiçbir zaman “Aman Mavel’ın vampirleri kimmiş, ne iş yapıyorlarmış” demedim…

Aslında düşündüm de… Marvel evrenindeki vampirleri umursayan biri var mı acaba? Valla böyle biri olsun olmasın yayınlanan teaserlardan anladığım kadaıryla Marvel evreni önümüzdeki aylarda vampirlerle epey içli dışlı olacak. Death of Dracula ise bu olayların başlangıç noktasını oluşturuyor sanırım.

Death of Dracula çok da aham şaham bir dergi değil.  Bir tür Brütüs vakası ile karşı kaşıyayız. Dracula, mikrop evladı tarafından ihanete uğruyor. Hoşuma giden tarafı ise Claw ismindeki vampir klanı oldu. Vampir klanları arasında en belalı 2 klandan biri olarak tanıtılan Claw’un karargahının İstanbul’da olduğunu görmek komikti. Demek ki Claw Türkmüş diye düşünmeden edemedim.

Bu yazının sonu.

4 thoughts on “Geçtiğimiz Hafta

  1. bülent bey iyi ki sizin gibi bir çizgi roman okuru var bende böyle şeylere ilgi gösteriyorum ancak eşşek kadar olduğum için dalga geçenler oluyor ama ben aldırmıyorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s