Black Glove ve Batman: R.I.P.

Öncelikle bu biraz geç kalmış bir post (yaklaşık 1 sene kadar). Çünkü Batman’in hazin sonunundan haberim olmasına rağmen hikayeyi henüz  okuyabildim.

Bildiğiniz (ya da bilmeyenlerin öğreneceği gibi) Bruce Wayne AKA Batman, DC evrenin diğer sakinleri tarafından şu an ölü olarak biliniyor. Ancak henüz ölmüş değil. Durum biraz karışık ve Batman sever birçok okuyucu için de rahatsız edici sanırım.

Bruce Wayne’in yokoluşuna giden yol 2007 yılının sonlarına doğru yaynlanmaya başlayan, Grant Morrison tarafından yazılan “Black Glove” adlı öykü ile başlıyor ve “Batman R.I.P”  ile devam edip, Dc Comics’in geçen yılki mega event’i “Final Crisis” ile sonlanıyor.

Uzun uzadıya konuyu yazmak istemiyorum çünkü hikaye aslında oldukça basit. Black Glove, Simon Hurt adında –Batman’i yok etmeye ant içmiş- ve Batman hakkında (gizli kimliği Bruce Wayne de dahil olmak üzere) birçok sırrı bilen bir psikiyatrist tarafından yönetilen bir tür villain’ler topluluğudur. Simon Batman’i yok etmek için direkt saldırı yerine -gizli kimliğini bilmesine rağmen- çok daha karmaşık bir yol izler. Öncelikli amacı zaten 80’li yıllardan beri akıl sağlığı yerinde olmayan Batman’e gerçek manada keçileri kaçırtmaktır. Bunun için çok dikkatlice hazırlanmış bir plan uygular ve en sonunda Batman’i gerçekten de delirtmeyi başarır denilebilir. Ancak tabi ki işler gözüktüğü kadar basit değildir ve Batman ne yapıp edip, Simon Hurt’ten intikamını alır. Batman R.I.P.’in son sayfalarında Batman’i Simon Hurt’ün kaçmasını engellemek için çabalarken görüyoruz ve sonunda ikisi de yere çakılıp patlayan bir helikopter içinde son nefeslerini veriyorlar. Ya da vermiyorlar mı?

Her iki macera da Grant Morrison tarafından yazılmış ve Tony S. Daniel tarafından çizilmiş okuması zevkli maceralar. Okurken dikkatinizi olabildiğince  yöneltmeniz gerekiyor çünkü  iki macera boyunca sadece sayfa doldurmak için konulmuş tek bir boş kare ya da konuşma baloncuğu yok. Hikaye basit olsa bile kurgu bana  Christopher Nolan’ın filmlerini hatırlattı. Sanki hikayenin basitliğine rağmen yazarın anlatacak o kadar çok şeyi var ki; her  sayfa ve her bir  kare kurgu içerisinde önemli bir yer tutuyor  ve öykünün yürümesini sağlıyor.  Yani Black Glove R.I.P. birçok main-stream çizgi romanın aksine hızlıca okunan, çıtır çerez maceralardan değil. Karmaşık bir kurgusu var ve satır aralarını yakalayabilmek dikkat istiyor.

Birbirinin devamı niteliğindeki bu iki macera,  Simon Hurt’un kontrollü manipülsayonu altında Batman’in yavaş yavaş delirmesi hakkında. Batman zaten oldukça uçlarda gezinen psikolojisiyle keçileri kaçırmaya en yakın kahramanlardan biriydi. Joker’in de dediği gibi: “ All you need is just a little pushhh..”. Dolayısıyla bu iki hikayeyi (her ne kadar aksiyon oranları gayet dozunda ayarlanmış ve okuyucu tatmin eden birçok sahne içeriyor dahi olsa bile)  şekillendiren ikinci esas öğe ise karakterlerin kendileri.  Yazar karakterleri öyle güzel yazmış ki hayran kaldım. Joker zaten tanıtılmasına gerek olmayan bir karakter olmasına rağmen R.I.P.’in son sayılarındaki 2 dayfa neden Grant Morrison’un özellikle karakterler konusunda çok iyi bir yazar olduğunu bence belgeliyor.

Aşağıdaki 2 sayfayı kısaca açıklamak gerekirse: Black Glove 5 süper-zenginden oluşan bir bahis topluluğudur aslında. Bahis oynadıkları şeyler ise tahmin edebileceğiniz gibi “Batman mi kazanacak, Joker mi?” gibi uçuk kaçık şeylerdir. Bu 2 sayfa; Batman , Black Glove tarafından Joker’le karşılaştırılıp, iyicene tırlatılıp, canlı canlı mezara gömüldükten sonra olan diyalogları içeriyor.

Sanırım Joker’i birçoğumuz bu nedenden dolayı seviyoruz (o da kendince delikanlı).

Bu macerayı okumayı bitirdikten sonra tepkim şuna yakın oldu: “Anaa..Herif hakkaten öldü.”. Bu tepki şaşırtıcı aslında. Çünkü, ortalama  10 senedir,  süperkahramanların ölmesi/öldürülmesi şaşırtıcı bir durum olmaktan öte, genel geçer bir macera tipine dönüştü. Dolayısıyla Batman R.I.P.’in konusu ve finali sıradan ve bilindik olsa bile bence o kadar güzel bir macera ki sonu başından belli olan o final, beni şaşırtmayı başardı işte.

Ancak olay bundan sonra karışmaya başlıyor zaten. R.I.P.’in sonunda Batman bence gayet doyrucu bir biçimde  can veriyor. Ya da bize öyle gösteriliyor. Ancak gelin görün ki DC’nin geçen yılki mega event’i Final Crisis’in ilk sayısını karıştırırken şöyle bir kareyle karşılaşınca oldukça şaşırdım:

Final Crisis R.I.P. ile aynı zaman aralığında belki 1 ya da 2 ay geç yayınlanan bir hikaye ve Batman hiçbirşey olmamış gibi orda oturuyor. Final Crisis da tıpkı Black Glove ve R.I.P. gibi Grant Morrison tarafından yazılmış bir hikaye. Ancak Dc evrenini tanımayanlar için okuması ve anlaması neredeyse imkansız derecede zor. Açıkcası DC evrenini çok da iyi tanımadığım için ben de ne olup bittiğini çok kavrayamadım. Fakat konuya geri dönersek eğer R.I.P.’te Batman ölmesine rağmen, burada hiçbirşey olmamış gibi sağ salim oturuyor ve Final Crisis’in sonunda bir kez daha ölüyor. Ölmek de değil aslında olan şey. Grant Morrison’un sözleriyle:

Ölümden çok daha iyi. Geçmişte daha önce de insanlar karakterleri öldürdüler  ancak bana göre bu hikayenin sonu demek. Ben hikayenin dinamik ve kıvrak olmasını istiyorum. Dolayısıyla yaptığım şey ölümden çok daha beter bir yazgı. Bu tip adamlara olmasını kimsenin ummadığı bir şey. Bu Bruce Wayne için Batman’in sonu demek.

Aslında Batman’in başına gelen şey Dark Seid tarafından “Omega Işınları” ile vurulup zaman içerisinde sürüklenmesiymiş. Fİnal Crisis’in son sayfasında Bruce Wayne’i mağara adamı kılığında görüyoruz.

Şimdi bu bence hakkaten gereksiz bir hareketti. Final Crisis’i anlamadım, çünkü dediğim gibi Final Crisis DC evreni hakkında ve bu evrende süregelmiş geçmiş dönem olayları çevresine örülmüş bir macera. Dolayısıyla ne kadar kaliteli bir hikaye olduğu konusunda review’lar, yazarı ve cbr dosyalarından başka birşeyi kıstas alamam ve hepsi de iyi. Ama olaya Bruce Wayne açısından bakınca R.I.P.’in sonu Final Crisis’e göre çok daha fazla  Batman stilindeydi ve beni tam manasıyla doyurdu. Fİnal Crisis’teki  fantastik final, R.I.P.’in süper güçlerden, paralel evrenlerden arınmış, psiklojik ve karanlık finaline o kadar ters düşüyor ki, Black Glove ve R.I.P. hikaye akışı olarak çok iyi hikayeler olmalarına rağmen Batman kronolojisinde etkisiz bir macera olarak kalıyorlar.

Grant Morrison neden bunu tercih etmiş emin değilim. Ama nedenlerden biri muhakkak ki Final Crisis derecesindeki büyük bir eventte 3 büyükten biri olan Batman’in olmazsa olmaz oluşudur. Kısacası reyting ve satış. İkinci olarak ise belli ki DC ve Grant Morrison  Batman cephesine biraz da olsa bir yenilik getirmeye çalışıyor ancak Bruce Wayne’i taş devrine yollamak biraz fazla uçarı kalıyor. Sonuçta X-Men değil Batman okuyoruz.

Peki şimdi ne olacak? “The Return of Bruce Wayne” isimli, yine Grant Morrison tarafından yazılacak olan 6 sayılık dergide Bruce Wayne zaman içerisinde savrularak günümüz Gotham’ına ulaşmaya çalşacak. Büyük ihtimalle her bölümde ayrı bir zaman dilimi ve ayrı bir Bruce Wayne göreceğiz ve her sayı başka bir çizer tarafından çizilecek. Bu seri hakkında hissetiklerim Tengunner’ın hissettiklerinden çok da farklı değil: Yazık günah! (ve bence gereksiz). Ancak umut vadeden bir yönü varsa da o da yine Morrison tarafından yazılıyor oluşu. Bruce Wayne’in akibetini beklerken aşağıdaki preview’larla da Bruce’un ağlanacak haline gülebiliriz:

6 thoughts on “Black Glove ve Batman: R.I.P.

  1. Batman R.I.P benim gözümde gelmiş geçmiş en iyi Bat macerasından biri olma potansiyeli varken inanılmaz kötü sonu ve Damian Wayne(ki yaratılması bile gereksizdi) gibi gereksiz karakterleri seriye doldurması yüzünden bu potansiyeli harcamış bir çizgi romandır. Zur En Arrh Batman’i, Bat-Mite’ı kullanışına hayran oldum Morrison’un, Joker’in Black Glove elemanlarına haddini bildirişi müthişti.

    Bu sonun yapılış nedeni Final Crisis’i takip etmeyen okurların Batman’in sonu olarak bu patlamayı kabul etmesini sağlamaktı. Fikirde Didio’nun. Morrison’un baştan beri fikri Final Crisis’te Bruce’u harcamaktı, RIP’in sonu daha farklı olacaktı. Hatırlarsanız RIP’in sonunda Hurt kostümünü bir dahaki giyişin son olacak demişti. RIP’in ardından gelen iki sayılık Last Rites hikayesinde Batman’in patlamadan kurtulup mağaraya döndüğünü görüyoruz.

    Final Crisis, DC evrenini tanıyanlar için bile okuması ve anlaması zor. Final Crisis’i anlayan tek kişiler Morrisoncu dediğim okurlar. Morrison’un asla kötü bir şey yazamayacağına inanıyorlar. Ama yazdı işte.

  2. Geri bildirim: Bruce Wayne’in Dönüşü « Ava Giden Avlanır

  3. Geri bildirim: R.I.P. ve Final Crisis arasında Bruce Wayne’e ne oldu? « Ava Giden Avlanır

  4. Return of Bruce Wayne incelemesinin altındaki teorilerine bizde ek yapalım. Bizim de çok çılgın teorilerimiz var😀 şu R.I.P arc’ını tamamlayalım burada paylaşmak isterim. Topluca bir mindfuck yaşarız 😀😀

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s