Image United

Aralık ayının bu ilk haftası, Marvel evreninde 1 seneyi aşkındır süregelmekte olan birçok düğüm için çözülmenin başlangıcı oldu. Bu hafta çıkan Siege ile Osborn’un Dark Reign’i son bulacak, ve yine bu hafta çıkan ve Siege’e paralel ilerleyen hikayesiyle; Fall of The Hulks’da yeşil dev cephesinde işler biraz kırmızıya dönecek gibi (Red Hulk’a atıf yaptım).

Ancak ben bu sefer Marvel’dan değil, Image Comics’ten bahsedeceğim.

SPAWN_by_JenZee

Zayıf hafızam beni yanıltımıyorsa eğer 2000 yılı civarında Image’in en popüler kahramanı Spawn ve yine Image’in alt şirketi olan Top Cow Comics  ilk göz nuru Witchblade, 1 yılı aşkın bir süre boyunca Arkabahçe Yayıncılık tarafından türkçe ve aylık olarak Türkiye’de de yayınlandılar. Bir süre sonra yeni sayıların basımı durduruldu  ve eski sayılar ciltler halinde satışa sunuldu. Ancak şu an iki formatta da bulmak zor olsa gerek. Belki Arkabahçe’nin kendi dükkanında satışı sürüyordur.

Image comics Amerika’nın 4 büyük çizgi roman prodüksiyon şirketinden biridir ve bu piyasası içerisinde 2 farklı özelliği ile anılır. Bunlardan birincsi (kabaca) eser haklarının firmaya değil, eserin yaratıcılarına ait olmasıdır. Image Comics bir firma olarak bu eserler için sadece yayıncılık yapmaktadır. İkinci özelliği ise; Image Comics’in kurucuları 92 yılında Marvel Comics’ten toplu olarak ayrılan ve o dönemin (göreceli olarak) en başarılı ve en çok tiraj yakalayan  çizerlerinden bazılarıdır. Bu çizerler Image Comics çatısı altında birleştikten sonra, kendi prodüksiyon stüdyolarını kurmuş ve eserlerini Image Comics Logosu ile çıkarmışlardır. Bu sanatçıların ismi ve stüdyolarının listesi şöyledir:

  • Extreme Studios,  Rob Liefeld (X-Force, Deadpool’un yaratıcısı)
  • Highbrow Entertainment, Erik Larsen (Savage Dragon’un yaratıcısı)
  • ShadowLine, Jim Valentino (Sahdowhawk)
  • Todd McFarlane Productions, Todd McFarlane (Spawn ve Venom’un yaratıcı, McFarlene Toys sahibi)
  • Top Cow Productions, Marc Silvestri (Witchblade, Darkness, vıcık bilgisayar renklerini ve hepsi birbirinin aynı “mükemmel çizimleri” çizgi romanlara en güzel yediren şirket)
  • Wildstorm Productions, Jim Lee (Jim Lee’nin çizdiği 91/92 tarihli X-Men serisi Türkçe olarak da yayınlanmıştır ve Amerika’da aylık 6 milyon adet satış yaparak tarihin en çok satan aylık çizgi romanı olmuştur, Image Comics’ten WildC.A.T.S.’i yayımlamıştır. Şu an Wildstorm Productions’ın bütün haklarını Dc’ye satmış ve yine Dc Comics için bir sanatçı olarak çalışmaktadır. “Daha az “buisness” ile uğraşıp daha çok çizgi roman üretmek istediğini söylemiştir. Gelmiş geçmiş en başarılı çizerlerden biri kabul edilmekle beraber ben kişisel olarak çok sıkıcı buluyorum. Rob Liefeld, Mark Silveresti ve Jim Lee birbirlerine çok benziyorlar. Her ne kadar Jim Lee (haliyle) biraz aralarından sıyrılsa bile)

Bu ay Image Comics Image United isminde birkaç ay sürecek bir mini-serinin ilk sayısını yayımladı. İlk sayıya bakarak bir hikaye hakkında yorum yapmayı çok doğru bulmamaktayım. Ancak zaten bu postun amacı derginin kendisinden çok, Image’in bir şirket olarak tavrına, Image United isimli bu crossover macera üzerinden bakmak. United birkaç nedenden ötürü, Image Comics Firması için her manada bir kilometre taşı kabul edilebilir.

ImageUntd_Lee_CVR-1 United’da bütün bir evreni tehdit eden bir tehlike ve bu tehlikeye karşı birleşen Image kahramanlarının öyküsü ve bu öyküde kilit role sahip olacak yeni bir kahramanın (Fortress) doğuşu anlatılıyor. Kötü adam rolünde ise Image evreninin herhalde açık ara en ünlü siması Al Simmons AKA Spawn var (eski spawn demek daha doğru olur, çünkü şu anki Spawn başka biri ve Al Simmons da “başka” bir tür Spawn’a dönüşmüş durumda). Bu dergiyi önemli yapan unsur ilk defa bu kadar çok Image kahramnının bir araya getirecek çapta bir crossover olması. Yani tıpkı Marvel’ın Civil War’u ya da World War Hulk’u ya da Dc Comics’in Crisis serisi ya da Blackest Night’ı gibi United’da da gerçekleşen olaylara birçok süper kahraman dahil olacak ve bu olaylar bütün Image evreninde majör bir değişiklik yaratmasa bile (ki belki de yaratır) yine de birçok sonuçları ve etkileri olacak.

Image Comics için United’ın ilk büyük crosover serisi olmasının yanında ikinci bir önemi daha var: O da Jim Lee dışındaki bütün orijinal Image kurucularının bu projede çizer olarak yer alması. Her bir sanatçı kendi kahramanını çizmiş. Dergininin -birkaçı dışında- her bir karesi birden çok sanatçıya ev sahipliği yapıyor. Bu sanatçıların birçoğu kendini en az çizim yetenekleriyle olduğu kadar çizgi roman yazarlıklarıyla kanıtlamış olsalar da, serinin yazarlığını firmaya, daha ileriki yıllarda dahil olan ve son yılların başarılı isimlerinden Robert Kirkman yapıyor (Walkind Dead – “Yürüyen Ölüler” adıyla  Türkçe olarak yayınlandı, Invincibles, Marvel Zombies, Haunt..).

United’ın konusuna kısaca değinmek gerekirse: İlk olarak Image’ın yeni kahramanlarından Fortress ile yüzeysel olarak tanışıyoruz. Göründüğü kadarıyla en azından super-strenght’e sahip, üzerindeki kıyafetten bir şekilde güç alan ve sanırım geleceği görmek ya da zamanla ilgili özelliklere de sahip bir karakter. Fortress’ın, daha ilk karelerden bu serinin kilit adamı olduğunu anlaşılıyor.  Yakın gelecekte bütün kahramanların birleşerek tek bir “şeye” karşı savaştıklarını görüyor – bu yüksek ihtimalle eski  Spawn Al Simmons. Olaylar Ameka’nın birçok şehrine aynı anda yapılan saldırılarla başlıyor. Saldırıların nedeni veya kim tarafından yapıldığı belli değil. Bu bilgileri Cyberforce’tan alırken bir yandan da  Chicago’da Overtkill’e karşı dövüşen Youngbloods, Savage Dragon ve Fortress’ın mücadelesini okuyoruz. Bir nevi “Opening Shot”.

Şimdi düşünecek olursak. United’ı meydana getiren isimlerden bazılarını zaten çok önceden biliyordum ve severdim (Todd McFarlene, Erik Larsen.), bazısı ismine bakmadığım ama tanıdığım adamlar (rob liefeld, mark silvestri), bazısı da oldum ola)sı sevemediğim ama yine de çok beğenilen sanatçılar (Jim Lee). Yazar Kirkman’ı ise henüz ikinci sayısında olan Haunt’tan ve Marvel Zombies’den biliyorum. Çalıştığı projelere bakıncaInvincible ve Walking Dead gibi ödüllü seriler görmek mümkün. Dolayısıyla kişisel olarak eleştiremeyeceğim ancak piyasa tarafından kabul görmüş bir yazar.  Ama ben sadece dediğim dergileri okudum. Zombies’in birçok bölümü bolca gore yüklü komik sayılardı.

0001 Öncelikle kapaktan başlayalım:  Kapaklar çizim olarak her ne kadar güzel ve canlı olsa bile logonun neden bu kadar demode seçildiğine dair bir fikrim yok. Rob Liefeld ile Image United üzerine yapılan bir röportajda Liefeld bu projede yer almanın kendini 92 yılında (Image Comics’in kurulduğu ve ilgili çizerlerin “top” yaptıkları sene”) hissettirdiğini söylemişti. Belki de bu kötü logo hakkaten 92 yılına yapılan bir atıftır.

Sayfalara bakmaya başladıkça o kulağa güzel gelen projenin yani “her karede birden fazla “iyi” çizerin olmasının belki de o kadar iyi bir fikir olmadığını düşünmeye başlıyorsunuz. Evet gerçekten tek tek bakıldığı zaman bütün figürler ve şeyler özenle, göz nuru biçimde çizildikleri belli. Ancak eksizleri Rob Liefeld’in yaptığını da gözden kaçırmamak lazım. Benim de çok da hoşlanmadığım bu tarz eksizlerin üzerine gelen, bazısı uyumlu ancak bazısı da McFarlene’in tarzı gibi tamamen karşıt sayabileceğim çizgilere sahip bir stille karşılaşınca homojenliğini kaybetmiş. Bazı karelerede bu açık ve net olarak görülebiliyor.

Öykü henüz sadece soru işaretlerinden ibaret olsa bile bu soru işaretlerinin sayısı çok fazla değil:

  • Saldırıları kim yapıyor. Muhtemel cevap Al Simmons
  • Fortress’ın olayı nedir? Muhtemel cevap: Al Simmons’ı onsuz halletmeleri mümkün olmayacak adam.

Yani aslında Yazar herhangi bir sürprize kalkışmazsa cevaplar zaten bu sayı içerisinde zaten var gibi duruyor. Hiç yoktan şimdilik.

Peki hmm. Çok da merak uyandırmayan bir hikaye, ortak bir platformda buluşamamış çizimler, baş düşman belli süpriz yok. Genel olarak o kadar kötü değil ama olmamış işte. Bunun da nedeni aslında biraz da fikrin ve Image Comics’in kendisi.

Marvel ve Dc Comics bütün evrenlerilni etkileyen ve birçok dergide birden devam eden maceralara uzun yıllardır alışıklar. Çünkü zaten eskiden beri bütün kahramanları aynı evrenler içerisinde yaşamaktalar (çeşitli alternatif evrenler ve boyutları saymazsak). Dolayısıyla zaten uzun yıllardır birço kkahraman birbiriyle içeiçe yaşamakta birinin yapacağı hareketler bir diğerini etkilemektedir.

Image Comics’te ise durum farklı. Tek bir logo altında üretim yapan 6 küçük prodüksüyon stüdyosu görüyoruz burda. Hepsi de yılllardır arada bir birbirleriyle temasa geçseler dahi yine de kendi küçük evrenlerinde yaşayan kahramanlara, olaylara ve dergilere ev sahipliği yapıyorlar. Yani Marvel’ın  yüzlerce kahramanının yaşadığı tek bir büyük evrenden öte, birbirlerine ancak küçük temaslar halinde dokunan 6 farklı küçük dünya görüyoruz. Tıpkı Dc ve Marvel evrenleri birbirilerinden nasıl farklı gerçekliklere sahipseler Image Comics’in dünyaları da aynı şekilde. Üstüne üstlük hepsi de piyasa içerisinde kendini kanıtlamışi yazar ve çizerlere ev sahipliği yaptığı düşünülür ve birçoğunun en azından bir 10 senedir ortalıkta olduğu düşünülürse eğer, bunca birbirinden bağımsız karakteri de aynı pota içerisinde eritmenin zor olacağı görülecektir.

0026

Image United birçok başarılı isme ev sahipliği yapsa bile esas olarak bu isimlerin bir arada bulunmasından dolayı başarılı olmayacağını düşünüyorum. Çünkü birbirinden bağımsız olarak yıllardır inşa ettikleri karakterler ve onların çevresinde örülen olaylar sadece Al Simmons dünyayı alt üst etmeye karar verdi diye bir anda küttepanak bir araya gelmesinin inandırıcı bir maceraya ev shipliği yapabileceğini pek düşünmüyorum. Bu bir anda Dc ve Marvel’ı küçük bir evrende eritmek gibi. Ayrıca birçok okur crossoverları sevmese bile benim hoşuma gidiyor. Her ne kadar birçok güzel macera bu büyük olaylardan etkilenip saçmalamaya zorlansa bile World War Hulk ya da Civil War gibi okuması zevkli maceraların da ortaya çıkmasına yarıyor. Bu tip maceraların okuması zevkli olmak zorunda çünkü bütün bir evreni etkiliyorlar. Şans faktörü az yani. Ancak Image evreni Dc ve Marvel’ın aksine daha küçük. Hem katkıda bulunan isimler açısından hem de her bir kahramanın geçmişi açısından. Yani aslında dergiler güzel ve sağlam olsalar bile bu boyutlarda bir crossover için ellerinde az malzeme var.

Image için ne kadar kilometre taşı olacağı ileriki sayılarda orataya çıkacaktır ben de izlemeye devam edeceğim.

5 thoughts on “Image United

  1. !Reply with spoiler.

    Aslında hikayede enteresan taraflar da yok değil. Göründüğü kadarıyla Al Simmons Endgame’e sebep olan, intiharını(!) gerçekleştirdikten sonra bir şekilde cehennemin (ya da en azından bir katının) lordu olmuş. bunu kendisinin ‘i will rule this world as i now rule the hell’ sözlerinden ve ilk wave’in ölen kişilerden oluşmasından anlıyabiliyoruz. enteresanlardan birisi bu. Al Simmons intihar etmedi mi? Ya da intihar etti ve cehennemde Cog’u yenip 9. katın lordu mu oldu? Ayrıca ikinci sayının sonundaki 2. wave’de ordu lideri olarak Chapel’ı görüyoruz ki, bildiğimiz Al Simmons’ın yapacağı iş değil o adama bir görev vermek. Şu anda anladığım birşey varsa, Omega Spawn Al gibi davranmıyor, daha çok Cog’u anımsattı bana.

    • Al Simmons’un intiharı benim anladığım kadarıyla zaten “engame” i başlatmak için yapılmış “düzmece” bir intihardı. Evet kendi kafasını gerçekten uçurdu ama dediğim gibi kesinlikle başka birşey vardı aklında ki sanırım o buymuş: Omega Spawn; “combined forces of heaven and hell will charge the doors of heaven”.
      Chapel’e açıkcası ben de şaşırdım.
      Cog’un Omega Spawn olması bence çok yüksek bir olasılık değil, ilk sayının sonunda “siz ölümlüler beni Al Simmons olarak biliyorsunuz” gibi birşeyler söylüyordu. Kim bilir?
      2. Sayıyı bu haftasonu okudum. Aslında gittikçe popülist bir yapım gibi gözükmeye başladı United bana, Kirkman 4. ve 5. sayıda ortalık karışacak demiş. Spawn 200’de sanırım Image United’ın 6. ve son sayısından sonraki ay çıkıyor (her ay çıkarsa) ki birbirleriyle epey alakalı olacaklardır. Bekleyelim görelim.

  2. 200. sayı gerçekten 6. Image United’den sonra çıkacaksa büyük bir patlamayla bitecek demektir mini seri. Yüzüncü sayıdan aldığım tat hala damağımda açıkçası, umarım yine aynı ayarda bir şeyler çıkar ortaya. Omega Spawn’ın -Cog olmasa bile- en azından ‘pure’ Al Simmons olmadığı aşikar. Bakalım neler olacak.

  3. Geri bildirim: Harcanmış Harikalar Diyarı: Spawn – 1. Bölüm « Ava Giden Avlanır

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s