Ultimates #04(2002)’ten bir sayfa

Bu aralar Marvel’ın 2002 yılında yayınlamaya başladığı Ultimates’in ilk sayılarını okuyorum. Önümüzdeki günlerde bu seriden ayrı olarak bahsedeceğim. Normal Marvel evreninde Thor, günlük hayatta topal ama pırlanta gibi bir doktordur. Kendisinden çok haz etmem ancak Ultimates #04’teki şu sayfalara beni oldukça şaşırttı.

Thor #605

Hulk #603’ten beri hasret kaldığım şeyi Thor’un bu sayısında buldum. Bulduğum şey ne? Saf aksiyon. Hulk #603’te Wolverine’ın oğlu Daken ve Bruce Banner’ın oğlu Skaar arasında geçen mücadeleden beri böyle güzel ve eğlenceli bir kapışma okumamıştım.  Thor’un bu sayısında bir Marvel çizgi romanında olması gereken hemen herşey mevcut bence. Çizimler ve renklendirme şahane. Esasen biraz bana manga tarzını anımsattı ki mangaların fanı sayılmam. Ama çizerler ve renklendirmenler üst kalite anime tarzı filmlerde ve oyunlarda gördüğümüz bir tarzı klasik Marvel ile öyle güzel harmanlamışlar ki; her kareye dikkatinizi vererek bakıyorsunuz. Hikaye bir sürü olayın sonucunda gerçekleşen bazı mevzuları konu alıyor ancak bu mevzulardan çok da bahsetmeye gerek yok. Çünkü zaten başrol oyuncuları Thor ve Doctor Doom’un dövüşü bütün bir sayının genelini oluşturuyor ve Marvel’ın bu en babasından  iyi ve kötüsü karşı karşıya gelince ortaya çıkan aksiyon o kadar güzel yansıtılmış ki, yeme de yanında yat. Bir çırpıda okunuyor. 3 sayılık bir macera ve gelecek ay çıkacak olan Thor #606’da sonuçlanacak. Valla heyecanla bekliyorum.

Arkham Reborn #01-03

Arkham Reborn, Gothom’ın ünlü akıl hastanesi Arkham’ın tekrar kuruluşunu anlatan ve içine biraz komplo ve bolca delilik sosu yerleştirilmiş, 3 sayılık bir mini seri.

Arkham hastanesinin tekrar inşasından sorumlu kişi Jeremiah Arkham. Hastanenin orijinal kurucusunun torunu ve halefi.

Dr. Arkham’ın dedesi  akıl hastalarının ancak şiddet yoluyla iyileştirilebileceğini düşünen bir psikopatmış fakat torunu ondan daha farklı düşünüyor. Arkham hastalarına (ki bunların birçoğunu Batman’in bilindik düşmanları  oluşturuyor) 5 yıldızlı tatildelermişçesine bir hizmet sunuyor. Tabii ki burası Gotham ve işler hiç de doktorun istediği gibi gitmiyor. Akıl hastanesinde bir isyan başlıyor ve Batman de olaya el atıyor.

Konu çok da heyecan verici olmasa bile yazarın dramatik anlatımı bu 3 sayılık mini seriyi okunmaya değer bir eser haline getirmiş (Yazar David Hine. Kendisni Spawn’dan tanıyorum.). Hikaye Dr. Jeremiah Arkham ve onun asistanının günlüklerine yazdığı notlarla anlatılıyor. Yazar karakterlerin bu “günlük kesitlerinden” başarılı bir kurgu yapmış ve 3 sayı boyunca tansiyonu istikrarlı biçimde yükseltmiş. Hikayenin konusu, son sayfalara doğru okuyucuyu biraz “eee şimdi?..” moduna soksa bile son sayfadaki güzel süpriz ile heyecan verici, ve biraz da rahatsız bir final yapılmış: Jester.

İyiydi.

P.S. Jester’ın kim olduğu biraz metamorflar şeklinde sunulmuş olsa bile büyük ihtimalle hastane yöneticisi Dr. Jeremiah Arkham’ın kendisi.

P.S. 2: David Hine’ı Spawn’dan tanıyorum. Spawn sayı 150 ila 184 arasında yazarlık yapmıştı. Spawn o dönem biraz kendisini tekrar eden bir karaktere dönüşmüştü ve David Hine özünü bozmadan, Spawn’ı modern diyebileceğim bir bakış açısıyla tekrar yorumlamıştı. O dönemin bir kısmında Spawn gerçekten buram buram çizgi roman ve sanat kokuyordu.

Örümceğin Siyah Kostümü

İlginç birşey öğrendim. Örümcek Adam’ın siyah kostümünün esasen bir fan tarafından yaratıldığını ve Marvel tarafından bu fandan 220$’a satın alındığını biliyor muydunuz? 220$???. Sİyah kostüm örümceğin satışlarını dönem dönem hoplatan etkenlerden biridir. Marvel’a belki de milyon dolarlar kazandırmıştır, Venom, Carnage, Anti-Venom gibi birçok karakterin yaratılmasını sağlamış, Spider-Man’in karanlık tarafının simgesi haline gelmiştir. Çok karlı anlaşma. İşte Marvel’ın siyah kostümün gerçek yaratıcısı Randy isimli fana 1982 yılında gönderdiği mektup:

spidey black costume letter

Marvel Universe Beyazperdeye mi Taşınıyor?

iron-man-2_pst2_720 Marvel Comics’in son dönem sinema uyarlamaları oldukça fazla olsa bile 7. Sanat açısından bakıldığı zaman bu filmlerin birçoğu vasat aksiyon filmlerinden öteye geçemiyor. Hatta Daredevil (Korkusuz) için vasat kelimesi bir iltifat gibi kalıyor. Ghost Rider’dan bahsetmek bile istemiyorum (bahsetmiş oldum). Ancak yine de Iron Man, Spider-Man gibi doyurucu sayılacak filmleri de göz ardı etmemiz gerekiyor.

Iron Man 2’nin trailer’ı bu hafta içi yayımlandı. Trailer’ı buradan izleyebilirsiniz. Bana biraz Matrix Reloaded’ın trailer’ını hatırlattı. Film hakikaten trailer’da gözüktüğü gibi olursa fanlar için bile doyurucu bir yapım olacak gibi gözüküyor. İzlemediyseniz izleyin.

Trailer’da benim dikkatimi çeken (War Machine hariç) 2 karakter var: Bunlardan biri Nick Fury. Eğer karakterin filmografisine bakarsak 3 tanesi henüz tamamlanmamış 5 farklı prodüksiyonda aynı oyuncu tarafından (Samuel L. Jackson) canlandırıldığını görüyoruz. Bunlardan biri de Iron Man 1. Tony Stark ( AKA Iron Man)’e baktığımızda ise o da Robert Downey Jr. tarafından 4 farklı filmde canlandırılıyor. The Incredible Hulk’un son dakikalarına kadar izlediyeseniz, Robert Downey Jr.’ın Tony Stark rolünde General Ross’a Hulk’u altetmek için bir teklif götürdüğünü de izlemişsiniz demektir. Okumaya devam et

Dark Avengers #12

dark_avengers_12

Bu serinin 6. sayısından beri her sayıdan bahsediyorum heralde. Her sayıyı bir umutla okuyorum. Ne de olsa Dark Reign’in beşiği olması gereken bir dergi bu. Ancak bir türlü bazı sayıları vasata yaklaşan kötü bir seri çizgisinin üzerine çıkamadı. Bu ay Siege ve ona paralel olarak Fall of The Hulks’un başlamasıyla beraber Dark Avengers’da da birşeyler görebileceğimizi umuyordum ancak önceki sayılardan hiç de farklı olmayan bir sayı daha okumuş oldum. Bu sayıda Victoria’yı (Normon’un sağ kolu) molekülleri kontrol edebilen ve 11. sayıda bütün bir avengers ekibini moleküllerine ayırıp değişik biçimde tekrar birleştiren Molecule Man ile Avengers’ları geri getirmesi için yaptığı pazarlığı okuyoruz. Victoria güzel bir karakter aslında ve belki de ilk sayıdan beri baş rolde olmasa bile yine de Dark Avengers’ın gizli başkahramanı diyebileceğimiz bir karakter. Çünkü 12 sayı boyunca dişe dokunur vaziytte değişen tek şey Victoria’nın kendisi ve Normon’ın yanında yavaş yavaş liderlik basamaklarını tırmanışı. Bunun dışında Sentry yine coşuyor ve geçen sayıda “vay anasını molecule man sentry’i bile indirdi” diyenlere “beni öldürmeyen şey güçlendirir” diyerek cevap veriyor. Hala Marvel Evreninin en güçlü çocuğu yani. Çizimler ne iyi ne kötü, hikaye vasatın altında. Son sayfa ile beraber Siege’e yelken açıyoruz. Ayrıca 12. sayıda Sentry ölecek denmişti, balon çıktı.