Red Hulk

Bugün Taksim’de savaş yaşanırken, gaz bombaları taksim meydanına yağarken ben de oturduğum koltukta burnumun yanması şeklinde gazı hissettim. Gözlerim hafif yaşlı yaşlı, burnumda ufak bir yanmayla Hulk’un 16 sayısını okudum.

World War Hulk’tan sonra Marvel her ne kadar Hulk’u marvel evreninde biraz daha arka plana atmış olsa dahi yine de Hulk çizgi romanları kendi içerisinde tam gaz devam ediyor. Bence yıllardır da Hulk’ta görülmemiş değişiklikler var. Belki biliyorsunuzdur. Hulk Marvel evreninde tektir, onla kapışacak güçte bir tek Sentry vardır, zaten onlar da kapışmış, maç biraz kafakafaya bitmiştir. Hulk tektir artık doğru bir kelime değil, çünkü yeşil devin karşısında artık bir de kırmızı dev var.

redhulk Red Hulk, World War Hulk’tan sonra, Hulk#01 ile ortaya çıkan bir karakter. Tamamen Hulk gibi gözüküyor (kırmızı olması dışında). AncakHulk gibi kendinden 3. şahıs olarak bahsetmiyor. Tam tersine oldukça akıllı, planlar yapıyor hatta bu planları uygularken silah bile kullanmaktan çekinmiyor. Kimdir, nedir, neyin peşindedir, master planı nedir; hiçbiri belli değil. Şu aşamada tek bildiğiniz Hulk’un en eski kanlısı olan General Ross ile bir çıkar ilişkisi olduğu ve tahmin edersiniz ki bizim “good old” yeşil devi dünya yüzeyinden silmeye ant içtikleri.

Review’larda Red Hulk çevresinde gelişen olaylar oldukça düşük puanlar alsalar dahi benim ilgimi çekiyor. Çünkü Hulk’u her ne kadar sevsem bile Hulk’un maceralarında çok şaşırtıcı birşeyler pek olmaz. Eninde sonunda Banner yeşil canavara dönüşür ve ortalığın A.koyar tabiri yerindeyse. Ama şimdi başka oyuncular da var. Üstüne üstlük  bu son sayıda (16) bir de She-Hulk’un kırmızısı çıktı ortaya. Birileri bir yerlerde haldır haldır Hulk üretiyor herhalde.

Ayrıca ek bir bilgi olarak Marvel’ın yaptığı açıklamaya göre Hulk cephesindeki yaklaşan major event (ve büyük ihtimalle tüm Marvel evrenini bir şekilde etkileyecek olan) ‘in adı “The Fall of Hulks”. Hmmm. Açıkcası beni oldukça heyecanlandırdı bu isim. Bakalım ne olacak. Bayılıyorum kendimi boş umutlarda kaybetmeye.

Ancak son olarak birşey eklemek istiyorum. Bu 16. Sayıda birşey dikkatimi çekti. Wolverine ve Red Hulk kapışıyorlar. Wolverine pençelerini Red Hulk üzerinde kullanıyor haliyle ve gözlerini kör ediyor (Tabii ki geçici bir süre, sonuçta kırmızı da olsa o da Hulk). Red Hulk Wolverine’i ebesinin şeyine fırlattıktan sonra ise “lanet olsun kör oldum” diyor ancak bunu gayet üzgün bir biçimde söylüyor. Dolayısıyla her ne kadar Red Hulk akıllı ve kırmızı olsa bile bu sahne bana Yeşilin kırmızıyı (sadece esas adam o olduğu için değil) vahşetiyle yeneceğini gösterdi. Kör olan bizim yeşil dev olsaydı eğer oturup haline üzüleceğine 2 katı hınçla saldırır taş taş üstünde bırakmazdı. Dolayısıyla eninde sonunda yeşil kırmızıyı bir şekilde çıtır çıtır yiyecek. Ancak bu “The Fall of Hulks” ne manaya geliyor, o konuda henüz yorum yapmak için erken. Keşke haftalık olsa şu dergi ya.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s