Watchmen (Film)’le İlgili

Bazı yazılı eserleri sinemaya aktartmanın ne kadar zor olduğu tartışma götürmez bir gerçek. Özelikle bu eser Watchmen gibi bir kitap olunca. Filmin IMDB panı şu an 7.8 ve 126038 oy almış. Hiç fena gözükmüyor.

Sinema filmleri konusunda fikirlerine saygı duyduğum, ancak çizgi romanlarla çok da haşır neşir olmayan arkadaşlarıma “filmi nasıl buldunuz?” diye sorduğumdaysa da aldığım cevaplar pozitif yönde: “İyi film. İzlemediysen izle.”

Para harcanmış, kalitleli gözüken bir prodüksiyon.Özellikle görsel olarak çok iyi. Artık 40’larına merdiven dayamış göbekli kahramanlar bile, kostümlerinin içine girince  fit oluyorlar. Bu aslında kahramanların ancak kostümleri içinde yaşayabildiklerini sembolize etse bile tam Hollywood tarzıyla anlatılmış. Çok güzel gözüküyor. Dr. Manhattan gösterişli ancak hala yeterince gerçek değil. Fakat ana fikri vermeyi başarıyor.

Dünyayı kurtarmak için düzenlenen bir komplo’nun anlatıldığı filmde,  ilk 45 dakika içerisinde Ozymandias’ın yani Adrian Veidt’in kötü adam olduğu anlaşılsa bile, film kendini izlettirmeye devam ediyor.

Baş karaketerler  oldukça karizmatik. Dr. Manhattan zaten çok iyi gözüküyor ancak Rorsach da yabana atılır gibi değil. Suratına gerdiği bezin altından gelen sesi oldukça ürkütücü. Karakterlerin görünüşleri bir kenara diyaloglar da neredeyse şahane. Nerdeyse boş konuşma yok ve üstelik çizgi romandakinin hemen hemen birebir aynısı. Gerçi oyunculuklar için iyi demek zor. Hatta Rorsasch ve Dr. Manhattan olmasa gereğinden fazla teatralvari bile denilebilir. Gerçi film de öyle zaten: teatralvari (aklıma başka kelime gelmedi.).

Aslında çizgi romanı okuduysanız karizmatik başkahramanlarımızın haricinde diğer bazı yan karakterlerin filmdeki verisyonları  biraz rahatsızlık vermiş olabilir. Örneğin filmin en son sahnesinde gözüken Yeni Cephe Gazetesi’nin editörü veya başkahramanlardan biri olan Laura’nın annesi ilk İpek Hayalet Sally ve hatta Laura’nın kendisi.

Sally gençlik yıllarını bir suç savaşçısı olarak geçirmiş, zamane erkeklerinin rüyalarını süsleyen ancak şu an  60’larının sonuna yakalaşan ve bir huzur evinde yaşayan yaşlı bir kadın. Genellikle sadece tek bir toka ile topladığı beyaz ve dağınık saçlarıyla ve pembe sabahlığı ile görüyoruz. Filmde gördüğümüz Sally ise oldukça bakımlı. Bana sorarsanız biraz botox ile kızıyla bile yarışabilir.

Kızı Sally ise -tıpkı çizgi romandaki gibi sigara içmesine rağmen- filmde oldukça güçlü bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Sanki  Mary Jane’in irade  açısından “boost” edilmiş versiyonu gibi. Ancak kitaptaki Laura yanlış hatırlamıyorsam Mars’a ışınlandığında bile “Off be Jon beni nereye getirdin, ne saçma, üff sıkıldım, ben eve gitmek istiyorum” diyen hafif şımarık bir genç kızdı.

Aksiyon sahnelerinin sayısı ve uzunluğu, filmin total uzunluğuna ile kıyaslanınca biraz düşük kalıyor ancak sahnelerdeki yoğunluk, iyi oluştutulmuş kareografiler ve hatta biraz vahşet ile, izlerken oldukça doyurucu geliyorlar.

Dolıyısıyla Watchmen bir klasik olmaktan uzak iyi bir hollywood filmi.

Peki çizgi roman ile karşılaştırınca durum nedir? Öncelikle çizgi roman ile filmi karşılaştırmak yoğurt ile mojitoyu karşılaştırmak gibi olabilir. İkisi de tamamen ayrı yapımlar. Biri gelmiş geçmiş en iyi grafik romanlardan, diğeri ise  “o senenin” iyi hollywood prodüksiyonlarından biri.

Ancak şu da bir gerçek ki; ayrı türlerde olmalarına rağmen aynı ismi, aynı renkleri, aynı logoyu, aynı karakterleri ve görselleri taşıyorlar. Dolayısıyla bu ikisi arasında bir er meydanı  kurmak adettendir.

Film görselliğe çok fazla yüklenmiş. Etki arttırılmak için uzun ağır yavaş çekimler kullanılmış ve bu moda uygun düşük tempolu müziklerle konsept desteklenmiş. Yukarıda da dediğim gibi çizgi romanda artık orta yaşlarına yakalaşan kahramanlar filmde hala bomba gibiler.Kısacası, görsel olarak 2009 yılı standartlarını yakalamış.

Çizgi Roman 1985 yılında yayınlanmış. Çizimlerin realist olduklarını söylemek zor. Daha çok o tarih için bile biraz nostaljik sayılabilecek bir tarzı var. Hikayeyle birleşince ise  kendine özgü bir hal alıyor.

Kukuletalı İntikamcı’yı 2009 standartlarına göre hollywood yapılan bir Hollywood filmdinde karizmatik göstermek çok zor birşey olsa gerek ki zaten becerememişler.

Kötü adamımız Ozymandias çizgi romanda oturup kalkmasını bilen, insanlara saygılı, çalışkan bir iş adamı , bir medya yıldızı. Biraz günümüz Tony Stark’ın kendini alkolden ve rocknroll’dan arındırmış ve buna harcadığı enerjiyi de işine  yönlendirmiş hali gibi.  Filmdeki Ozymandias ise herşeyden önce dudaklarını büke büke konuşan hafif efemine (kötü adam ya, bildiğiniz gibi hollywood’da efemine=kötü) bir kardeşimiz. Filmi izlemeden çizgi romanı okumuş olsaydınız eğer Ozymandias’ın kitabın 9. fasiküle (toplam 12 fasikül)kadar öğrenmemiş olacaktınız. Çok büyük bir süpriz değil. Ancak 10 fasikül boyunca bunu merak ediyorsunuz. Filmde ise sadece “neyin nasıl olduğunu” merak ediyorsunuz. Kötü adamı zaten biliyorsunuz: Şampuan reklamından fırlama saçlı, efemine tavırlı, gözünden şeytanlık akan adam. Rorsasch da maskesini fazla germiş olacak ki o kadar dedektiflik kariyerine rağmen Ozymandias’ın birşeyler karıştırdığını anlyamıyor. Ya da yönetmen şöyle mi demek istiyor: ” Aman ya, kötü adam belli işte, zaten yarınızdan çoğu hikayeyi okumuştur.”. Ben okumamıştım.

Bunlar aslında çok da önemli şeler değil. Çizer Dave Gibbons zaten bundan yaklaşık 20 sene önce söylemiş: “So really the plot itself is of no great consequence … it just really isn’t the most interesting thing about Watchmen.”

Filmi yapanlar bu cümleyi kaale almamışlar. Ana hikayenin gidiştanı doğrudan etkilemeyen öyküler kırpılmış. Bunlar gazete bayisinin yanındaki zenci çocuğun okudğu korsan öyküsü, gazeteci adam, Rorsach’ı tedavi eden doktorun hikayesi, Hollis’in kitabı gibi daha  küçük ‘ayrıntılar’dan ibaret.

Filmin, çizgi romanı okumuş ve biraz sindirebilmiş olanlar için kötü bir frençayzdan öteye gitmeyeceğini düşünüyorum.

Ancak sinirlenmeye gerek yok. Hatta neden olmasın?  Alt tarafı 3 saatlik bir film. Yani genel olarak eğlendim mi? Evet.

About these ads

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s